Mücahidlerin Ğalğayço Vilayeti sakinlerine ve ayrıca Sufilere ve tarikat liderlerine çağrısı

11 Ekim 2009 Pazar

Yayınlama zamanı: 29 Eylül 2009, 12:08

Bizleri Müslümanlar olarak yaratan bize Cihad yapma fırsatı tanıyan ve Cenneti kazanma yolunda bize izin veren Allah'a Hamd olsun.



Salât ve Selam bütün Mücahidlerin önderi Muhammed Peygamber'e (s.a.v), ailesine, ashabına ve Kıyamet Günü'ne kadar onu izleyecek olanlar üzerine olsun.



Ve sonra...



Erkek ve Bayan Müslüman kardeşlerimiz! Bugün imansızlar (kâfirler) bizim marketlere, hastanelere ve huzurlu (barışsever) nüfusun toplandıkları diğer yerlere bombalamalar gerçekleştirmeyi planladığımızı ve okullara baskınlar düzenlemeyi planladığımızı ve başka benzer operasyonlar planladığımızı söyleyerek halkı korkutmaktadırlar. Biz, huzurlu Müslümanların toplandıkları yerlerde hiçbir operasyon planlamadığımızı resmen duyurmak istiyoruz; bu kâfirlerin bir iftirası ve propagandasıdır. Onlar bu yöntemlerin Allah yolunda gerçekleştirilen Cihad yöntemlerinden (ve Cihada karşı önlem yöntemleri icra edilmektedir- KC) olmadığını net bir şekilde bilmelerine rağmen, marketleri kapatmayı ve hastanelerde "talimler" gerçekleştirmeyi planlıyorlar. Onların amaçları huzurlu nüfusu bizim bunu yapacağımıza inandırmaya zorlamaktır. Ve bazı cahil insanların bu korkunç yalana inanmaya zaten hazır olduğu çok sıklıktadır. Kâfirler bu dedikodularla ve iftiralarla vilayette yaşayan barışsever nüfusa karşı kendi taraflarından gerçekleştirilecek olan sonraki olası terör eylemleri için özel bilgi alanı hazırlıyorlar. Rus kâfirler de benzer taktiği çok sayıda savaşta ve anlaşmazlıkta kullandı.



Müslümanlara karşı, özellikle çocuklara ve okullara karşı doğrudan bir öldürme politikamızın olmadığını ve olmayacağını peşinen duyurmak istiyoruz.



Marketlere, hastanelere ya da barışsever nüfusun toplandığı diğer yerlere yöneltilecek operasyonlar için bizden korkmanıza gerek yoktur. Kararlı bir şekilde barışsever Müslümanlara karşı savaşanlar sadece kâfirler ve onların mürted yandaşları gibi iğrenç kimselerdir.



Okulların müdürlerine ve öğretmenlerine uyarıda bulunarak çağrıda bulunuyoruz. Son zamanlarda okul yönetimlerinin İslam karşı propaganda yürüttükleri konusunda çok sayıda şikâyet almaya başladık. Öğretmen ve okul müdürlerinin hicab (başörtüsü) takan kız öğrencileri cezalandırdıkları, erkek öğrencilerin kız öğrencilerle aynı sıraya oturmaya zorlandıklarını ve çeşitli okullarda bir dizi başka İslam karşıtı hareketlerin yapılmakta olduğu bilgisi bize geldi.



Okulların yönetimi arasında belirli kişiler hakkında bu konularda benzer her hangi bir bilgi aldığımızda onların cezalandırılması için ölüm cezası da dâhil olmak önlemler alacağımızı duyuruyoruz.



Ayrıca Yevkurov tarafından icat edilen "cesaret dersleri" olarak adlandırılan ve Mücahidleri kötülemek, küçük düşürmek ve mürtedlere tapınmak (yüceltmek) için planlanan derslerin verilmesi durumunda, böyle bir propagandayı yürütme cesaretinde olan her bir öğretmene ölüm cezası vereceğiz.



Çok sayıda okulda kız öğrencilere yönelik hakaretler hakkında zaten bilgiler aldık ve Allah izin verirse, Allah'ın Dinine karşı düşmanlıkları sona erdirilmediği suretçe- bu suçluları cezalandırmak için her türlü önlemi almayı deneyeceğiz.



Ğalğayço Vilayeti Mücahidlerinin Sufilere ve tarikat liderlerine çağrısıdır



Yüce Allah Kur'an da şöyle söyledi: "...Allah'ın ipine hep birlikte sıkı tutunun ve aranızda bölünmeyin". Eğer biz kendimizi Müslüman olarak kabul ediyorsak, farklılıkları çözümlemek ve günaha karşı birlikte savaşmak için Allah'ın sözlerini izlememiz gerekir.



Biz, kendilerini her hangi bir tarikata (mezhepe) ait olarak kabul edenlere ve öğreticilerine onarla karşı savaş yapmadığımızı duyurmak istiyoruz, kâfir ve mürtedlerin bizim size karşı bu şekilde (size karşı savaşıyormuşuz) göstermek için ne kadar çabalasalar da önemli değil. Onların tamamı (kâfir ve mürtedler) bizi birbirimize karşı çevirerek bir iç savaşta bizi yok etmek istiyorlar.



Biz Sufilere karşı savaşmıyoruz ve onların tamamını inançsızlıkla suçlamıyoruz. Bir adamı Allah'a benzer olabileceğini düşünerek Allah'ın özellikleri ve mülkünü şeyhlerine atayan ve iddia edenler hariç- Biz onları genel olarak çok tanrılı diye de düşünmüyoruz. Kâfirlerin hepsinin bizim hakkımızda attıkları iftiralar yüzünden siz gerçekleri yeterince anlamıyorsunuz, biz düşman değiliz ve biz sadece Allah ile ve O'nun kanunlarını ihlal edenlerle kavgalıyız.



Bizim birincil görevimiz topraklarımızı Rus ve Oset kâfirlerden kurtarmak ve bu Dünyada Allah'ın kanunlarını kurmaktır. Bu kanunlar O'nun tarafından bize Kur'an da ve Peygamberinin (s.a.v) sözleriyle buyrulmuştur. Biz ustaları (öğretmenleri) Kunta Hacı ya da Batal Hacı olduğu için insanlarla savaşmıyoruz, biz sadece kâfirlerle ve toplumdaki konumu ve mevkisine bakılmaksızın onların yandaşlarıyla savaşıyoruz.



Bu savaş atalarımız tarafından Rusya'ya karşı başlatılan bir savaştır, çünkü Rus kâfirleri tarafından halkımıza karşı işlenen suçlar ve işkenceler sayısızdır. Çeçen ve İnguş milletinin insanları 1944 yılında sığır vagonlarına doldurarak sürgüne göndererek nüfusun en az dörtte birinin yok olmasına neden olan onlardı.



Bütün bunların hepsi aynı Rusya tarafından yapıldı; Çarlık zamanında ülkeyi Oset ulusu için istimlâk etti ve bütün köyleri yaktılar. SSCB neredeyse bütün halkımızı sürgünle yok etti ve günümüz Rusya'sı 1992 yılında Prigorodni'ye tanklarıyla geldi böylece Rus kâfirlerin himayesi altında Oset milleti çabucak cinayet, hırsızlık ve tecavüz suçlarını işleyebilirdi.



Aramızdan hiç kimsenin bir zamanlar Kafkasya'da İslam'ın yayılmasında itici güç olan, Sufilerin eğitimlerini aldığı aralarında çok sayıda usta (öğretmen) olan kişilere karşı nefret veya laneti yoktur. Onların çoğu sadece Cihad için çağrıda bulunmadı ayrıca canlarıyla ve mallarıyla da Cihada katıldı.



Biz Kunta Hacı'nın eğer kadınlarınız bozulursa ve Rus kâfirlerin kadınlarına benzer bir şekle dönerse ölmek için bir ulus olarak ayağa kalkma çağrısında bulunduğunu biliyoruz. Ve bugün biz kendi gözlerimizle buna şahidiz, İslam topraklarını işgaliyle hoşnut olmayan Ruslar kendi yaşam tarzlarını erkek ve kadınlarımıza dayatmaya başladı.



Şeyh Deni Arsenov bir ölüm yemini etti ve bir grup mürid (Sufi teriminde "söz veren kişi" - KC) Mücahidiyle NKVD (İç İşleri Halk Komiserliği- Stalin dönemi süresince Sovyetler Birliğinde kamu ve gizli polis kuruluşu, politik baskılarda dâhil olmak üzere doğrudan terör olaylarını gerçekleştiren kuruluş - KC) binasına saldırıda bulundu ve Şehit oldu. Batal-Hacı ömrünün son anına kadar Rusya'ya karşı Cihad yapmaya çağırdı ve sözleriyle ve eylemleriyle uzun (zorlu) pek çok teste dayandı.



Bir zamanlar çok sayıda Sufi, abrek Mücahidlere yardım ediyordu, bu yardımın bir sonucu olarak evleri yıkılıyor ve tüm köylerinden sürülüyor olmalarına rağmen onları kâfirlerin yetkililerine teslim etmiyorlardı.



Bu yüzden biz bütün Müslümanlara kâfirlerin propagandalarından etkilenmemeleri ve bizim hakkımızda ki yalan ve efsanelere inanmamaları çağrısında bulunuyoruz. Şimdi ve zaferden sonra Allah'ın kanunları bu Dünya'ya hâkim olduğunda size karşı savaşmayacağız. Rusya'nın işgal rejimine karşı savaşımızda kuvvetlerimizi birleştirmeliyiz; Biz Müslümanlarız ve amacımız aynı olmalı- Şeriat'a göre yaşamak. Çünkü bu bize Yüce Allah tarafından emredildi.



Biz sizi Kur'an ve Peygamberin (s.a.v) sünnetine dönmeye çağırıyoruz, çünkü Allah şöyle söyledi: "...bir şey konusunda anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah ve Elçisine götürün (döndürün)". Ve bütün İslam âlimleri Allah'a ve Elçisine götürmek demenin Kur'an ve Sünnete göre yaşamak için çağrıda bulunmak olduğu konusunda aynı fikirdedirler ve bizim de ona göre yaşamamız gereken sadece budur.



Allah Kur'an da şöyle söyledi: "Eğer Allah'a (emrini tutar, dinini uygularsanız) yardım ederseniz, O'da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır". Eğer bugün hep birlikte Allah yolunda kuvvetlerimizi birleştirirsek, sonra O'da muhakkak bize zafer bahşedecektir, çünkü O şöyle söyledi: "Andolsun, Zikir'den (Tevrat'tan) sonra Zebur'da da, "Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır" diye yazmıştık".



Mürtedler ve kâfirler bugün hiçbir metodu küçümsemeden hatta Emurziyev Musa'nın ölümünü ortaya koyarak daha sonra bu cinayetten bizi suçlayarak aramızda nefret oluşturmaya çalışmaktalar. Bu konuda başarısız olunca, Yevkurov bizim birbirimizle savaşmamız için her yöntemi kullanmaya başladı ancak onun bu politikası şimdiye kadar sağlam sonuçlar (arzu ettikleri) vermedi.



Bizim çağrımızı iyi tutun, Sufi öğretiminde ve İslam'a tanıttıkları (mal ettikleri) icatlarında çok sayıda hata (yanlış) olduğuna inanmamıza rağmen bu, bize Şeriat'a göre Müslümanları öldürme hakkı vermez. Ve sadece bize açıktan karşı gelenler ve halkı Mücahidlere karşı ve Allah'ın kanunlarının kurulmasına karşı çevirmeye çalışanlar bizim düşmanlarımızdır ve elimizde olan tüm imkânlarla onlara karşı savaşacağız.



Bu yüzden gelin karşılıklı anlayışa gelelim, karşılıklı suçlamaları bırakalım, Allah'ın yolu için ve O'nun rızasına ermek için çalışmaya başlayalım.



Ğalğayço Vilayeti Silahlı Kuvvetleri Bilgi-Analiz Departmanı



Kaynak: Hunafa.com



Kavkaz Center

0yorum:

Yorum Gönder

 

2009 · Guraba İslam by TNB This template is brought to you by : allblogtools.com